İkinci Kongre

Mustafa Suphi

Doğunun devrimci komünist teşkilatları, bölge teşkilatlarını ilerlettikçe Üçüncü Enternasyonalin de doğu için faaliyet ve yardımını geliştirmesi uluslararası sosyal devrim adına kutsal bir görevdir. Evrensel devrim hareketinde batı proletaryasından bağımsız olarak doğuda iş görmek nasıl bir hayal ise, doğuyu batıdan ayırmak ve birini diğeri adına feda etmek de büyük ve tarihî bir hata olur.

  • Değerlendirmeler
  • |
  • Güncel
  • |
  • 27 Eylül 2020
  • 20:22

Geçen sene Mart ayında uluslararası devrimci Rusya'yı Avrupa ve Amerika burjuvazi kuvvetlerinin kuzey ve batıdan, Kolçak ve Denikin kara kuvvetlerinin doğu ve güneyden şiddetle tazyik ettikleri sırada Moskova'da, istişare için davet edilmiş olan muhtelif Avrupa ve Asya işçi ve köylü (komünist partileri) temsilcileri, Kremlin Sarayının muhteşem Ödüller Salonunda toplanmışlar ve 30 kadar teşkilatı temsil eden 50 kişilik bu meclisi, Üçüncü Komünist Enternasyonalinin Birinci Kongresi, ad ve ilan etmişlerdi. İkinci Enternasyonalin üyeleri olan İngiliz, Fransız, Alman sosyalist ve sosyal demokrat partileri cinayetkar Avrupa savaşına oy ve kalemleriyle katışarak işçi ve köylü siyasî partilerinin barış ve kardeşlik cephesini dağıtmaya ve böylece cellat Avrupa ve Amerika emperyalizminin bir kat daha kuvvetlenmesine nasıl sebeb oldular ise, 1919 senesinde Kremlin Sarayında doğan Üçüncü Enternasyonal de, bu dağınık partileri giderek kendi azimli iradesi altına toplamaya muvaffak oldu. 

Alınan haberlere göre bugün, Temmuzun 17'sinde açılacak olan İkinci Kongre’ye katılmak üzere Avrupa, Amerika ve doğu memleketlerinden 400'e yakın temsilci Moskova'ya gelmişlerdir. Alman Spartakistlerinden başka bağımsız sosyal demokratların, İtalyan, Macaristan, Avusturya, Balkan komünist partilerinin toplandıkları bu kongrede Türkiye, İran' ve Rusya Sovyetler Federasyonu içindeki bütün doğu halkları komünist teşkilatlarının temsilcileri birleşmiş olacaklardır. Üçüncü Enternasyonalin Birinci Kongrede ortaya çıkardığı metin azimli uluslararası birlikle, sosyalist Rusya'yı saran boğucu kuvvetleri dağıtıp kovmağa muvaffak oldu. Muhtelif Avrupa ve Amerika memleketlerinin komünist ve sosyalist partileri parlamentolarda, işçi ve köylüler ise, mensup oldukları milletler içinde, Bolşeviklere karşı gösterilen her türlü baskıya karşı ayaklanarak, gerek parlamentolarda, gerekse Rusya'ya karşı gösterilen savaş kuvvetlerinde yarıklar açtılar, o halde ki, bugün burjuva hükümetleri sosyal devrime karşı ne parlamentolarından büyük imdatlar istemeye, kesin kararlar çıkartmaya, ne de ordularından (okunamıyor) kendilerinde kuvvet hissediyorlar.

Üçüncü Enternasyonal, bunca yıllık hayat faaliyetinde, Avrupa ve Amerika işçi ve köylü devrimci güçlerini sosyalist Rusya etrafında böylece toplamaya ve bugünlerde Avrupa'da, devrimci olduğu kadar, siyasî bir etken olarak meydana çıkmayı başardı. Şimdi Üçüncü Enternasyonal karşısında duran mühim mesele, batı proletaryası gibi doğunun derini karanlıklarında ezilen ve yoksul halkları da kendi etrafında birleştirmeğe ve emperyalizme karşı Asya'da yükselecek büyük bir yumruk hazırlamayı başarmaktadır. Birinci Kongreden beri Enternasyonalin aile efradından sayılan Türkiye, İran ve Rusya içindeki Türk, Tatar komünist teşkilatlarının bu ikinci yıl içinde bugün faaliyet ve kuvvetlerini birleştirerek bu maksadı temin etmeleri, tarihin kendilerine yüklediği bir görevdir.

Bu münasebetle Lenin yoldaşın bir sözünü hatırlıyoruz:

“Doğuda devrim, doğu komünistlerinin doğrudan doğruya kendi işleri olmalıdır.”

Gerçekten de doğunun batıdan pek farklı ve başka nitelikte olan İktisadî ve ruhî özelliklerini göze alsak, bu sözün önemi anlaşılmış olur. Kuşkusuz ki doğuda devrim hareketlerinin nabzından anlayacak gene doğuludur. Fakat şunu da eklemeli ki, teşhis kadar tedavinin de önemi inkâr olunamaz. Ameliyat ve tedaviye dair meselelerde tecrübe, maharet ve teknik tamamiyle Avrupalı devrimci yoldaşlarımızda özümleniyor ve toplanıyor. Şimdilik, emperyalizm ile sosyalizm düzenli iki cephe halinde karşı karşıya durduğuna göre, doğu devrimcilerinin batıdan tam bir yardım ve kuvvet almadıkça iş görmeleri olanaksızdır. Onun için doğunun devrimci komünist teşkilatları, bölge teşkilatlarını ilerlettikçe Üçüncü Enternasyonalin de doğu için faaliyet ve yardımını geliştirmesi uluslararası sosyal devrim adına kutsal bir görevdir. Evrensel devrim hareketinde batı proletaryasından bağımsız olarak doğuda iş görmek nasıl bir hayal ise, doğuyu batıdan ayırmak ve birini diğeri adına feda etmek de büyük ve tarihî bir hata olur.

Üçüncü Enternasyonalin İkinci Kongresine katılan batı ve doğu komünistlerinin bu gerçeklere değer vereceğini ve doğuda devrimci teşkilatın ruhlanmasına yardımcı olacak büyük adımlar atarak ikinci senelik faaliyet devresine zafer ve başarı ile gireceklerini kuvvetle ümit ediyoruz.

Yeni Dünya, 19 Temmuz 1920 (Sayı: 5-53)